Ahiret Günü Allah Kimlerin Yüzüne Bakmayacak?
—
Giriş: Ahiret Gününün Kısaca Tanımı
Hepimizin bildiği gibi, Ahiret günü, bu dünyadaki her şeyin hesaplandığı, herkesin yaptıklarıyla yüzleşeceği ve en nihayetinde bir sonucu kabul etmek zorunda kalacağı bir gündür. Kısacası, son durak! Evet, bir şekilde dünya geçici ama Ahiret… İşte orası daha önemli. “Kimseye geçici dünyada bir şey yapmayan, Ahiret’te de yüzünü göremeyecek” diyebilir miyiz? İşte böyle bir soruyla giriyoruz konumuza, biraz şaka, biraz gerçek, biraz da kafamızda çakan ışıklarla!
—
Allah Kimlerin Yüzüne Bakmayacak? Biraz Eğlenceli, Biraz Gerçekçi
Ahiret’te Allah’ın yüzüne bakmayacakları düşünürken, bir anda şunu fark ettim: Ahiret günü aslında çok fazla ‘sosyal olay’ barındırıyor. Hani bizim günlük hayatımızda kimseyi asla affetmeyen, sürekli suratını ekşiten insanlar vardır ya… İşte bir şekilde o suratlar orada da olmamalı! Allah, bu tür insanlara yüz vermemeli. Neden? Çünkü şunu unutmamalıyız ki; o dünyada, “surat asmak”la övünenler, Ahiret’te “böyle bir ifade”yi kimseye sunamayacaklar. Bu biraz benim iç sesimle ilgili bir durum. Hadi, bir örnek vereyim:
—
Birinci Tip: Sürekli Dert Yananlar
Bir arkadaşım vardı. Her zaman bir şeylerden şikayet ederdi. Kafede buluştuğumuzda bile, “Valla bugün yine işe geç kaldım, metrobüs rezalet, hava çok sıcak, telefonumda şarj bitiyor…” derken bir bakardık ki, daha da bir şey eklemiş: “Bir de bu aralar işlerim biraz yolunda gitmiyor, borç falan…” Her şeyin bir şikayeti vardı!
Bir gün ona dedim ki: “Ya, Allah seni sevsin, acaba senin derdin bu kadar var mı yoksa fazla mı büyütüyorsun?” Ama tabii o cevap vermedi, çünkü o an fark etti ki ben ciddiyim! Hani insanlar bazen “Benim de derdim var ama her şeyde bir hayır vardır” diyenler vardır ya… İşte o kadar. Öyle insanlar da Ahiret’te yüzlerini göremeyecek. “Sürekli dert yanma” durumu yüzünden, Allah’ın gözünden kaçacaklar! O yüzden, biraz neşelenmek, her şeyin içinde bir güzellik aramak gerek, değil mi?
—
İkinci Tip: İki Yüzlüler
Bir diğer grup da “iki yüzlüler”. Herkesin çevresinde vardır, değil mi? Herkese tatlı tatlı yaklaşır, dostça görünürler ama arkanızdan sizi yiyip bitirirler. O ‘Arkadaşın’ en yakın dostunuz, ama karşınıza her çıkışında elinde başka bir hikaye vardır.
Mesela, geçen hafta bir arkadaşımın yakın arkadaşına olan yorumlarını duyunca, “Ya, dedim, Allah’tan kork, şunun gözüne bakamıyorsun” dedim. Ama tabii o an içimdeki kıskançlık veya “yüzdeki bu hileli gülüş” beni biraz düşündürdü. “Peki ya ben?” diye düşündüm. Ben de bazen gereksiz derecede tatlı ve iyi niyetli oluyorum ama içimden ahlaki bir şeyler kıskanabiliyor, şüphelerim oluyor. İkilik üzerine düşünmek bu noktada önemli! İçten pazarlıklı bir insanın Ahiret’te Allah’ın yüzüne bakabileceğini sanmıyorum!
—
Üçüncü Tip: Kendini Beğenmişler
Bunu her zaman söyledim: “Herkes bir şekilde kendini beğenir.” Ama bir şey var ki; kendini beğenmenin de bir sınırı vardır. Kimseye fayda vermemek, sadece sürekli kendini yüceltmek, bu durum Ahiret’te bir hesap gerektiriyor.
Geçenlerde “Yavaş, her şey yolunda” diye bir arkadaşım vardı. Yani her zaman en iyi olduğuna, en akıllı olduğuna inanıyordu. Fakat bir gün, orada birilerinin ona “Ama sen de çok yakışıklı değilsin” demesiyle, o kadar büyük bir çatlama yaşadı ki! Hani, bence o an onun hayatının dönüm noktasıydı, ama o kadar gurur yapıyordu ki, kimseye söylediği şeylere bakmıyordu! O yüzden, kendini beğenen insanlar, Ahiret’te de o bakışları hak etmiyor!
—
Dördüncü Tip: İçtenliksiz Dualar Edenler
Son olarak bir tip daha var ki; onlar “dua eden ama içi boş” insanlardır. Namazda, oruçta, her türlü ibadetlerinde “tamam bu iş tamam!” diyenler ama içtenlikten yoksun, kalp gerçekten boş olanlar. Allah’a dua eden ama kalbi başka şeyler arayanlar, Ahiret’te Allah’ın yüzüne bakamayacaklardır.
Kendimden örnek vereyim. Geçen hafta akşam namazını kıldım, ama bir yandan da bir arkadaşımın mesajına yanıt yazıyordum. Sonra kendi kendime düşündüm, “Ya, bunun nesi doğru? Namaz kılıyorum ama kalbim başka bir şeyle meşgul.” Evet, içim tam olarak namaza odaklanmamıştı, o yüzden içten yapılan ibadetler daha kıymetli!
—
Sonuç: Ne Yapmalı?
Yazının sonunda, şunu söylemek gerek: Allah’ın yüzüne bakamayacak insanlar, yalnızca yukarıdaki bahsettiğimiz “olumsuz” davranışları sergileyenler değil. Yani hepimiz insanız, hepimizin hataları var, bazen içimizdeki buruklukları ya da kaygıları dışa vurabiliyoruz. Önemli olan, niyetimizin ve çabamızın doğru yönde olması. Çünkü Ahiret günü kimse mükemmel değil, ama içten ve doğru olabilmek önemli.
Şimdi biraz gülümsedim… Ahiret’te yüzünü göremediğim insanların yüzlerini düşündüm ve dedim ki; “Belki de bu yüzden biraz daha pozitif olmalı, birbirimize gülerken, ‘hayat bu kadar kısa’ diyerek geçmeli.” Öyle değil mi?
Ahiret günü Allah kimlerin yüzüne bakmayacak sorusunun cevabı aslında belki de hepimizin içinde gizli. Bizim ne kadar samimi, ne kadar doğru olduğumuzu Allah en iyi şekilde biliyor.
Unutmayın, bazen fazla dert etmek ya da yanlış insanlar hakkında yanlış şeyler düşünmek yerine, gerçek bir gülümseme ve samimiyetle yola devam etmek daha güzel bir şey.
—
Evet, yazımın sonuna geldim, kimin ne düşündüğünü pek bilemem ama şu an Ahiret günüyle ilgili daha fazla içim rahat! Gülümse! Sonuçta hayat bir şekilde, karmaşık ve absürd… O yüzden her şeyin tadını çıkar, ve unutma, ne kadar iyi bir insan olduğun çok önemli!